Zeyneb binti Muhammed(sav) (r.anha)

Sabır ve Vefanın Timsali: Hz. Zeyneb bint Muhammed(sav) (r.anha)

Peygamber Efendimiz’in (sav) en büyük kızı olan Hz. Zeyneb (r.anha), bi’setten on yıl önce Mekke’de dünyaya gelmiş; annesi Hz. Hatice ile birlikte İslam’ın ilk nuruna şahitlik ederek Müslüman olmuştur. Hayatı sadakat, sabır ve derin imtihanlarla örülü olan Hz. Zeyneb, teyzesinin oğlu Ebü’l-Âs bin Rebî‘ ile evlenmiş; ancak eşinin uzun süre İslam’ı kabul etmemesi sebebiyle ailesiyle inancı arasında derin bir vakurla beklemiştir. Hicret emri geldiğinde, eşinin izin vermemesi üzerine bir süre Mekke’de kalmak zorunda kalmış; bu süreçte hem babasına yönelik baskılara göğüs germiş hem de eşinin hidayeti için dua etmiştir.

Hz. Zeyneb’in hayatındaki en dokunaklı sahnelerden biri, eşi Ebü’l-Âs’ın Müslümanlara esir düşmesi üzerine yaşanmıştır. Onu kurtarmak için fidye olarak annesi Hz. Hatice’nin kendisine düğün hediyesi verdiği gerdanlığı Medine’ye göndermiştir. Peygamber Efendimiz (sav), vefat eden sevgili eşinin hatırası olan bu gerdanlığı görünce derin bir teessürle ağlamış; ashabının rızasıyla gerdanlığı iade edip damadını serbest bırakmıştır. Ebü’l-Âs, bu alicenaplık karşısında verdiği sözü tutarak Hz. Zeyneb’in Medine’ye hicretine izin vermiştir. Ancak bu yolculuk son derece hazin geçmiş; yaşanan bir saldırı sonucu deveden düşen Hz. Zeyneb, hamile olduğu bebeğini kaybetmiş ve bu acıyı ömrü boyunca kalbinde taşımıştır.

Medine’de babasının yanında huzura kavuşan Hz. Zeyneb, eşi Ebü’l-Âs’ın da sonunda İslam’ı kabul ederek Hicretin 7. yılında Medine’ye gelmesiyle ailesine yeniden kavuşmuştur. Ancak bu hasret giderme uzun sürmemiş; Hicretin 8. yılında, henüz otuz bir yaşındayken vefat etmiştir. Peygamber Efendimiz (sav), büyük bir üzüntüyle kızını bizzat kabre indirmiş ve çektiği sıkıntıların kefaret olması için dua etmiştir. Hz. Zeyneb; annesinin emaneti olan gerdanlığı, eşine olan dürüstlüğü ve babasına olan sarsılmaz bağlılığıyla İslam tarihindeki en vakur, sabırlı ve fedakâr kadın şahsiyetlerinden biri olarak kalplerde yaşamaya devam etmektedir.

 

"Ammar’a düşman olan, Allah’a düş­man olur. Ona kin besleyen ve onu kızdıran, Allah’ı kızdırmış olur." (Ahmed b. Hanbel, IV, 89, 90)