Kıbrıs’ın Manevi Muhafızı: Hz. Ümmü Haram bint Milhan (r.anha)
İslam tarihinin en saygın hanımlarından biri olan Hz. Ümmü Haram (r.anha), Peygamber Efendimiz’in (sav) sütteyzesi ve ensarın köklü ailelerinden Neccâroğulları’na mensup asil bir sahabidir. Medine’nin ilk Müslümanlarından olan bu mübarek hanım, hayatı boyunca Peygamber Efendimiz’e (sav) olan yakınlığı, gösterdiği hürmet ve İslam davasına olan sadakatiyle tanınmıştır. Efendimiz, sıklıkla Hz. Ümmü Haram’ın evini ziyaret eder, orada öğle uykusuna yatar ve bu hane halkını kendi evi gibi aziz tutardı. Türk halkı arasında „Hala Sultan“ olarak bilinmesinin sebebi, Arapça „teyze“ anlamına gelen „hâle“ kelimesinin Türkçedeki „hala“ kelimesiyle olan benzerliğidir.
Hz. Ümmü Haram’ın hayatındaki en belirleyici an, Peygamber Efendimiz’in (sav) onun evinde gördüğü bir rüya ve verdiği müjdedir. Efendimiz, rüyasında ümmetinden bir grubun gemilere binerek deniz seferine çıktığını ve onların cennetlik olduğunu görmüştür. Bu müjdeyi heyecanla duyan Hz. Ümmü Haram, kendisinin de o kutlu grupta olması için dua talep etmiş; Efendimiz de „Sen öncekilerdensin“ buyurarak bu sefere dahil olacağını müjdelemiştir. Yıllar sonra Hz. ‚Othmān ibn ‚Affān’ın halifeliği döneminde Müslümanların ilk deniz seferi olan Kıbrıs seferi düzenlendiğinde, Hz. Ümmü Haram 86 yaşındaki ilerlemiş hâliyle bu müjdeye nail olmak için eşi Ubâde bin Sâmit ile birlikte gemiye binmiştir.
Hicretin 28. yılında gerçekleşen bu deniz seferi, İslam ordusunun zaferiyle sonuçlanmış ve Kıbrıs fethedilmiştir. Ancak adada ilerlerken bindiği hayvandan düşen Hz. Ümmü Haram, boynu kırılarak şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Bu, Peygamber Efendimiz’in (sav) yıllar önce verdiği müjdenin bizzat gerçekleşmesiydi. Bugün kabri, Kıbrıs’ın Larnaka şehri yakınlarındaki Tuz Gölü kıyısında kendi adıyla anılan Hala Sultan Tekkesi’nde bulunmaktadır. Osmanlı Devleti adayı fethettiğinde bu kabri bularak üzerine muhteşem bir türbe ve cami inşa etmiştir. Hz. Ümmü Haram; yaşına, fiziksel zorluklara ve yolculuğun meşakkatine bakmadan bir Peygamber müjdesinin peşinden giden sarsılmaz imanın ve adanmışlığın en büyük sembolüdür.
"Ammar’a düşman olan, Allah’a düşman olur. Ona kin besleyen ve onu kızdıran, Allah’ı kızdırmış olur." (Ahmed b. Hanbel, IV, 89, 90)
Hadis-i Şerif


