Âişe binti Ebû Bekir (r.anha)

Müminlerin Annesi ve İlim Pınarı: Hz. Âişe (r.anha)

Hz. Âişe (r.anha), Peygamber Efendimiz’in (sav) en sadık dostu Hz. Ebû Bekir bin Ebû Kuhâfe’nin kızı olarak hicretten yaklaşık dokuz yıl önce Mekke’de, İslam nuruyla aydınlanmış bir yuvada dünyaya gelmiştir. Çocukluğu, Müslümanların büyük mücadelenin tam merkezinde geçmiş; babasının terbiyesi altında üstün bir zekâ ve kabiliyetle yetişmiştir. Peygamber Efendimiz’in (sav) Hz. Hatice’nin vefatıyla yaşadığı derin hüznü hafifletmek ve İslam’ın aile hayatına dair hükümlerini ümmete taşıyacak bir eş ihtiyacı üzerine, Yüce Allah’ın muradı ve Cebrail’in (a.s.) gösterdiği işaretle Efendimiz ile nikahlanmıştır. Medine’ye hicretin ardından şevval ayında gerçekleşen düğünleri, o dönemdeki batıl inançları yerle bir etmiş; Hz. Âişe de bu evliliğin hayatındaki en büyük bahtiyarlık olduğunu her fırsatta dile getirmiştir.

Hz. Âişe’nin İslam tarihindeki en belirgin vasfı, eşsiz ilmî derinliğidir. Peygamber Efendimiz’in (sav) dizi dibinde geçirdiği yıllar boyunca dinin özellikle aile hayatı ve kadınlara dair pek çok hükmünü en ince ayrıntısına kadar kavramıştır. Güçlü hafızası sayesinde 2.210 hadis rivayet ederek „en çok hadis rivayet eden yedi sahabi“ arasında dördüncü sıraya yerleşmiş, kadınlar arasında ise birinci olmuştur. Sadece bir nakilci olmakla kalmayıp Kur’an ve sünneti derinlemesine tahlil eden, sahabilerin rivayet hatalarını düzelten bir müctehid ve hukukçu olarak da temayüz etmiştir. Sahabenin büyükleri bile çözemedikleri meselelerde Hz. Âişe’ye danışır, ondan aldıkları cevaplarla meseleleri aydınlatırlardı. Peygamber Efendimiz’in (sav) vefatından sonra evi, her kesimden insanın ders aldığı bir ilim ve irfan yuvası hâline gelmiş; Medine’nin bir ilim merkezi olarak kalmasında öncü rol oynamıştır.

Hz. Âişe, hayatının geri kalanını tamamen ilme, ibadete ve yetimlerin bakımına adamıştır. Geceleri teheccüd namazını aksatmayan, günlerini çoğunlukla oruçlu geçiren ve eline geçen binlerce dirhemi kendine bir kuruş ayırmadan yoksullara dağıtan bu mübarek hanım, son derece sade bir ömür sürmüştür. Hicretin 58. yılında 66 yaşındayken vefat eden Hz. Âişe, vasiyeti üzerine Medine’deki Bakî Kabristanı’na defnedilmiştir. Peygamber ahlakını soranlara „O’nun ahlakı Kur’an’dı“ diyerek en özlü cevabı veren Hz. Âişe; iffeti, zekâsı, hitabeti ve takvasıyla kıyamete kadar tüm Müslüman hanımlar için ideal bir örnek ve „Müminlerin Annesi“ olarak kalacaktır.

"Ammar’a düşman olan, Allah’a düş­man olur. Ona kin besleyen ve onu kızdıran, Allah’ı kızdırmış olur." (Ahmed b. Hanbel, IV, 89, 90)