Rukayye binti Muhammed(sav) (r.anha)

İki Hicret Sahibi Bir Hayâ İncisi: Hz. Rukayye (r.anha)

Hz. Rukayye (r.anha), Peygamber Efendimiz’in (sav) ve Hz. Hatice’nin (r.anha) üçüncü çocuğu olarak Mekke’de dünyaya gelmiştir. İslam nurunun Mekke’yi aydınlatmaya başladığı ilk günlerde annesi ve kız kardeşleriyle birlikte Müslüman olan Hz. Rukayye, henüz gençlik yıllarında imanı uğruna büyük fedakârlıklara imza atmıştır. Nübüvvetten önce Ebû Leheb’in oğluyla nikahlanmış olmasına rağmen, Tebbet Suresi’nin inmesi ve babasına düşman kesilmeleriyle bu aileden ayrılmış; Peygamber Efendimiz’in (sav) uygun gördüğü hayâ ve edep timsali Hz. Osmân bin Affân (r.a.) ile evlenmiştir.

Mekke’deki baskıların dayanılmaz bir boyuta ulaştığı dönemde Peygamber Efendimiz’in (sav) teşvikiyle eşi Hz. Osman ile birlikte Habeşistan’a hicret eden ilk kafilede yer almıştır. Efendimiz bu hicreti şöyle müjdelemiştir: „Lût’tan sonra ailesiyle birlikte Allah yolunda hicret edenlerin ilki Osman ve ailesidir.“ Gurbette geçen zorlu yılların ardından Mekke’ye dönen ve sonrasında Medine’ye de hicret eden Hz. Rukayye, İslam tarihinde „Zâtü’l-Hicreteyn“ (İki Hicret Sahibi) unvanını kazanarak adını tarihe yazdırmıştır.

Hz. Rukayye’nin hayatı, derin bir sabır ve metanet hikâyesidir. Habeşistan’da doğan ve çok sevdiği oğlu Abdullah’ı, Medine’de küçük yaşta acı bir kaza sonucu yitirmiş; bu evlat acısına Peygamber kızı olmanın vakarıyla göğüs germiştir. Peygamber Efendimiz (sav), torunu Abdullah’ı bizzat kendi elleriyle toprağa verirken, kızı Rukayye’nin de kalbindeki yaraları rahmet ve şefkatle sarmaya çalışmıştır. Hicretin ikinci yılında ağır bir hastalığa yakalanan Hz. Rukayye, henüz yirmi iki yaşındayken hayata gözlerini yummuş ve Bakî Mezarlığı’na defnedilmiştir. Gurbette verdiği iki hicret, sabırla kucakladığı kayıplar ve imanından aldığı güçle Hz. Rukayye, İslam kadınının fedakârlık sembollerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.

"Ammar’a düşman olan, Allah’a düş­man olur. Ona kin besleyen ve onu kızdıran, Allah’ı kızdırmış olur." (Ahmed b. Hanbel, IV, 89, 90)